Nidu Jewelry


SÂDEKARLIK ve MÜCEVHER TASARIMI

Nidujewelry markasının en önemli amacı ölmekte olan mücevher sadekarlığını yani Geleneksel Kuyumculuk tekniklerini devam ettirmektir.

Nİhal duman

Kapalı çarşı’nın en iyi Mücevher Ustalarından M. Nasuh Ortak’tan eğitim almakta. İşin teknik kısmını ögrenebiliceği kuyumculuk konusunda sınırsız bilgisini sakınmadan eğitim veren M. Nasuh Ortak Eski ustalar gibi her aşamasının el ile aşama aşama kendi yapabiliceği bir ortam olan MNO Sadekar Tasarım Atölyesinde eğitimlere devam etmekte.

Nidujewelry markasının en önemli amacı ölmekte olan mücevher sadekarlığını yani Geleneksel Kuyumculuk tekniklerini devam ettirmektir.

10 Mart 1983 istanbul Doğumlu.

Kapalı çarşı’nın en iyi Mücevher Ustalarından M. Nasuh Ortak’tan eğitim almakta. İşin teknik kısmını ögrenebiliceği kuyumculuk konusunda sınırsız bilgisini sakınmadan eğitim veren M. Nasuh Ortak Eski ustalar gibi her aşamasının el ile aşama aşama kendi yapabiliceği bir ortam olan MNO Sadekar Tasarım Atölyesinde eğitimlere devam etmekte.

Nihal Duman aynı zamanda mücevher ve taşların bir bütün oldugundan yola çıkarak bu konuda gerçek bilgiye ulaşabiliceği Gemoloji Dernegine üye oldu. (2015) Gemoloji derneğinin yönetiminde aktif rol alarak derneğin İSTANBUL temsilciliğini üslendi.14.05. 2016 tarihinden itibaren Sayman’lık görevini yerine getirmekte.

Doğal taşlara olan ilgisi ve bilgisini her geçen gün arttırmakta. Ülkemiz doğal taş kaynakları açısından tam bir cennet. Yaklaşık dünyada 5800 civarında taş çeşidi olduğu biliniyor. Sık sık arazi gezilerine katılarak taşları doğada kendi yerlerinde görme ve toplama şansı buluyor. Bu topladığı taşları doğadan alıp kendi işleyip tasarladığı ürünlerde hayat veriyor.

Nidujewelry markasını en önemli amacı ölmekte olan mücevher sadekarlığını yani Geleneksel Kuyumculuk tekniklerini devam ettirmek. Ustası Mehmet Nasuh Ortak’ın dediği gibi son 15 yılda hiçbir çırak yetişmiyor. Bu güzel mesleği elinden geldikçe yaşatmak kişiye özel el işi tasarımlar üretmek üzere Nidujewelry markası ortaya çıktı. Bütün dünyada organik olan herşeye ihtiyaç gün geçtikçe artmakta. Nidujewelry olarak doğal materyaller ve taşlar ile tasarımlar üretip beğenilerinize sunmakta.

ÖNEMLİ BİLGİ= Bir takı veya mücevherin markasına bakmadan önce kullanılan materyelin insan vucuduna uyumlu olup olmadığına bakılmalı. Herkesin bilmesi gereken çağımız dünyasında büyük markalar bujiteri üretmektedir. Yurt içi ve yurt dışında vücuda istem dışı ucuza aldığınızı sandığınız objelerin size gizliden radyasyon ve uranyum yuklediğinin farkında değilsiniz. Görüntüsüyle cezbeden ürünler yıllar içerisinde kanınıza karışarak ciddi bir zarar verir.

(Sadekârlık Tanımı) Bugün daha çok kuyumcu, sarraf, mücevherci, cevahirci isimleriyle bilinen ustalara eskiden “sadekar” denirdi. Sadekar, kıymetli taşlara ve metallere hayat vererek yeni tasarımlar yaratan kişidir. Şekillenen, yeni biçimlerle yeni hayatlara kavuşan mücevherlerin prototipi ile son hali arasındaki büyük farklılık, sadekarın marifetidir. Bundan sonrası iltifata kalmıştır. “Marifet iltifata tabidir, müşterisiz meta zayidir.” Çokça kullandığımız bu sözden de anlaşılacağı gibi marifeti güzelleştiren iltifattır. İltifat işitmek isteyen sanat erbabı, elinden gelenin en güzelini gözler önüne sermek zorundadır. Zira insan hep güzelin peşinden koşar. Bir ürünü değerli kılan ise insanla olan bağıdır. Sadekarlık insanın bir yaşam biçimidir. Her yaptıgın ürünü önce kendisinin begenmesi , yaptıgı ürünün aynası olması demektir. Hergün kendini bu işte geliştirmek ve yenilemekle yükümlüdür. Bu meslekte olgunlaşmak istiyorsan,( Nasıl bir nohun fokurdadığında üste çıkar, piştiğinde derinliklere oturur ise.) Bu meslek’tede olgunlaşıp derinliklere inmek gerekir.


KATILDIĞI SERGİLER

  • 2013 Yılı – Karma Kuyumculuk Sergisi – Zeugma Lions Kulübü
  • 2015 Yılı – Karma Kuyumculuk Sergisi – Tarihten Gelen Pırıltılar – Zeugma Lions Kulübü

  • Gümüş’ün faydaları saymakla bitmez. Şimdi size biraz gümüşten bahsedeceğim.

    Bizlere açık açık anlatılmayan ancak faydaları oldukça geliştirilebilirlik sağlayan bir elementtir gümüş. Onlara geri kalmış derken çok eski zamanlarda insanlar sağlık alanında bu elementi kullanıyordu. Gümüşün faydaları Jül Sezar döneminden beri biliniyor. Romalılar, küçük gümüş parçacıklarını yanıkları, kesikleri ve yaraları tedavi etmek için; Grekler, su ve şarap kaplarını bakterilerden temizlemek için gümüşü kullanırlardı. Ayrıca Roma döneminde sadece gümüş kaplarda su taşıyan askerlere savaşa gitmeye izin verilirdi çünkü Romalılar gümüş kapların suyu temiz ve saf tuttuğunu biliyorlardı. 14’üncü yüzyılda Avrupa’nın merkezinde nüfusun yüzde 25’i vebadan ölmüştü, sadece çingeneler bu felaketten etkilenmemişlerdi. Çingenelerin tedavi amacıyla gümüşü küçük partiküllere ayırıp açık bir damardan vücuda verdikleri biliniyordu. Partiküller kan dolaşımı sayesinde bütün vücuda yayılıp bakteri ve virüsleri yok ediyordu. Bu partiküllerin gereğinden fazla olması nedeniyle çingenelerin çoğu argyria hastası* olmuşlardı. *Argyria, vücuda aşırı miktarda gümüş alınması sonucu ciltte mavi-gri bir renklenmenin oluşmasıdır.

    Doktorlar gümüşün faydalarını biliyorlar ve hastalarına eğer sağlıklı olmak istiyorlarsa gümüş tabaklarda ve gümüş çatal bıçak kaşık kullanarak yemek yemelerini tavsiye ediyorlardı. İnsanlar bebeklerine emmeleri için gümüş kaşık vermeye başladı. “Ağzında gümüş kaşıkla doğmak deyimi” buradan gelmiştir; çünkü bunu o zamanlarda zengin aileler yapabiliyordu ve zengin çocuğu olmak yani doğuştan kısmetli olmak manasına kullanılan bu deyim buradan türemiştir. Dr Henry Crookes, 1900’lerin başında gümüşü pek çok hastalığın tedavisinde kullanmıştır. Bilimsel çalışmaları sonucu bilinen hiçbir mikrobun kolloid gümüşe 6 dakikadan fazla dayanamayacağını söylemiştir. Dr J.Mark Hovel, British Medical Journal’de kolloid gümüşün virüslerin kontrolünde özellikle etkili olduğunu rapor etmiştir.

    Gümüşün ilk antibiyotik madde olduğu düşünülmektedir. Tarihte gümüş metal yaprağı bir sargı bezi olarak kullanılmıştır. Bugün gümüş, neredeyse enfeksiyon kontrolünün kritik olduğu her yerde, bandajlardan yanık tedavisinde kullanılan ilaçlara kadar sağlık ürünlerinde çok geniş spektrumda antimikrobiyal özelliliğinden dolayı kullanılmaktadır. Amerika’daki doğan çocuklara, doğumdan hemen sonra gümüş içerikli göz damlaları, gözde oluşacak enfeksiyonları engellemek için kullanılmaktadır.

    Gümüş, yüzde 95’den daha fazla oranda kızılötesi yansıtırlığa sahiptir. Gümüşle temas eden radyoaktif enerjinin yüzde 95 i kaynağa geri dönecektir. Yani gümüş radyasyona karşı etkilidir.

    450 tür bakterinin DNA’sını bozarak yok edebiliyor. Sedef, şeker, mayasıl, kaşıntı, ayak kokusu gibi birçok rahatsızlığa da iyi geliyor. Yeni hücrelerin çoğalmasını destekleyerek yaraların iyileşmesini hızlandırıyor. Ayrıca Kolloidal Gümüşün HIV virüsünü bir kaç dakika içinde yok ettiği ile ilgili araştırma Dr Xiaojian Yao tarafından “Nanoteknoloji 2012 International Journal”da yayımlanmıştır

    İçerisinde gümüş iyonu barındıran tek besin cevizdir. Bu bilgilere bakarsak tüketmeyi ihmal etmemiz gereken en önemli besindir.

    Translate »

    Pin It on Pinterest

    Share This